Doğu-Batı edebiyatı ve aşk
05.02.2006 - 04:19 .
Kays ne zaman Mecnun oldu? Rivayet odur ki; Kays aşk divaneliğinin zirvesine vardığında onun perişan halini görenler Kays´a acır, onun kendinden geçişlerini "değer mi?" sözüyle ifadelendirirlermiş. Kays´ın bu hali yıllar yılı böyle sürüp gitmiş. Ahalide hep aynı tepki "Vah zavallı, dilenciler bile ondan daha rahat yaşıyor, değer mi hiç?"
Nihayet yıllar sonra Kays´la Leyla´nın arasından kara bulut çekilmiş, Leyla´yı getirmişler Kays´a...
Onun divaneliğine, çilesine şahit olanlar, bu kez vuslatına şahit olmak istemiş, toplanmışlar Kays´ın başına... Kays başını kaldırıp herkesin yari ilan ettiği Leyla´ya uzun uzun bakmış...
"Siz kimsiniz" deyince ahali hayrete düşmüş:
"Tanıyamadın mı Leyla´yı?.. Uğruna çöllere düştüğün perişan olduğun..."
Kays aynı soruyu birkaç kez daha tekrarlamış, her seferinde aynı cevabı alınca, Mecnun derecesinde bir muhabbeti ortaya koymuş:
"Siz Leyla´ysanız bendeki Leyla kim?.."
Doğu edebiyatının en meşhur hikâyesinin belki de en çarpıcı kısmıdır bu. Kays´ın sufli aşktan ulvi aşka geçişi ve Mecnun sıfatını hakedişi...
EDEBİYATTA AŞK Aşk, edebiyatın vazgeçilmez konularındandır. İster Doğu, ister Batı edebiyatı olsun, edebiyatın olduğu yerde mutlaka aşk vardır. Ancak Batı edebiyatında aşkın işleniş şekli, Doğu edebiyatındaki kadar ihtişamlı değildir. Doğu edebiyatında aşk konusu işlenirken, romantizmden mistik motiflere kadar her türlü kaynaktan faydalanılır. Batı edebiyatında ise aşk daha kişisel bir duygu olarak dile getirilir. Bu kişisellik üslupla örtülür ve okura böylece aktarılır.
ÖRNEKLERLE DOĞU-BATI MUKAYESESİ Alanları farklı olsa da, aşk konusunu işleyişi bakımından Füzuli´nin Leyla ile Mecnun´uyla Shakespare´in Romeo ve Jülieti karşılaştırıldığında az önceki tespitimizin ne kadar isabetli olduğu görülecektir. Batı edebiyatında birçok kaynaktan faydalanarak bu konuyu işleyen belki bir tek Dante gösterilebilir. Ancak o da İlahi Komedya´sında Füzuli´nin yaptığını yapamamış, mistik anlatımını sade inanç çerçevesinde verememiş, farklı din mensuplarını aşağılama ve farklı inançlara dil uzatma ihtiyacı hissetmiştir.
NETİCE Neticede Batı edebiyatında hiçbir isim yoktur ki mekaniklikten sıyrılıp, şahsi duyuştan sıyrılıp, aşka âşık olup aşk konusunu Füzuli kadar ince ve estetik bir anlayışla ele alabilsin. Sade Füzuli değil, Doğu´da mekaniklik denen ruhsuzluk söz konusu olmadığından, birçok şairimiz ve yazarımız Batılı yazarların asla ulaşamayacağı, okurlarının da asla duyamayacağı bir ruh inceliğiyle aşk konusunu işlemişlerdir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder