Perşembe, Aralık 27, 2007

YALAN

Padişahın biri,
-bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın verceğim!. demiş. yalancılar, hemen
saraya koşup başlamışlar yalana;
''bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.''
''bunun neresi yalan?.. kuş kartaldır, aslanda kuzu kadar minik bir yavru.
kaptımı götürür tabii!..
''komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..''
''ülkenin kralı, pencereden bakınırken taını düşürmüş. tac da pencerenin altındakı eşeğin
başına geçmiş. tac kimin başındaysa kral odur tabii!..''
'' padişahım ben gökyüzüne bir ok attım. altı ay sonra geri döndü.''
''senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür.
ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir!..''
böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır
dedirtememiş. ama birgün kayserili gelmiş;
''padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. şimdi geri
almaya geldim. yalandır dersen ödülümü ver
yalan değil dersen borcunu öde!..''

Hiç yorum yok: