Çarşamba, Aralık 26, 2007

apal adlı köpeğim

başlık:apal adlı köpeğimekrem güneşliO zaman, orta ikiye gidiyordum galiba. Hayvanla-rı çok seviyordum, at arabası sürücülerinden bazı-sının, atları insafsızca kamçılaması, köylerde, bazıköylülerin, yemden tasarruf etmek için yaşlananişe yaramayan aygırları, kısrakları, yazıya başıboş bırakmalarına " yılkı atı denir buna" isyan ediyor-dum, bir gün çarşıdan eve gelirken, sokakta serseri mayın gibi gezen, beyaz tüylü, ama tüyleritozdan, kirlenmiş, gözlerinin önüne beyaz halkalarbulunan bir enik buldum..Kucağıma alıp eve ge-tirdim. Annem, " aaa ! o pis köpek yavrusunu ka-tiyen eve sokmam !" dedi..Yalvar yakar, gönlünüettim. "Bu eniğe bir ad bulmalıyım !" dedim. Düşündüm , taşındım, sonunda karar verdim, " apal !"olacaktı köpeğimin adı. Ve ona, kümesin yanındataştan, küçük bir kulübe yaptım..Sonra, köpeğiılık su ve sabunla güzelce yıkadım, bizim köpekyüzüne bakılacak hale gelmişti..Okuldan gelince, çantamı bir tarafa atarak köpekyavrusunun yanına gidiyordum. Apal, beni görünceayakkabılarımı ıssırıyor, küçük ,siyah burnuyla,sonra garip sesler çıkarıyordu. Yağmurlu gecelerdeonun acı acı çenilediğini duyardım, annemden kork-masam, onu yanıma getirir, yatağıma alırdımAma, " Ertan ! Şu pis hayvanı ,yine mi içeri getir-din !" diye beni paylayacağını "azar" biliyordumSırtıma , paltomu geçirip, annemle babamı uyan-dırmadan hafifçe kapıyı çekip çıkar, köpek yavru-sunun yanına giderdim..Küçücük gövdesi titrerdi.Sanki, benim içimden anlarmış gibi, hayvanlara mahsus bir iç güdüyle, "hev hev !" diye kısık birsesle havlardı. Apal, yavaş yavaş büyümeye başlamıştı. Erkekköpek yavrusu olduğu için, eş aramak için, bazanavlu kapısından dışarı çıkar, sonra kendisi gibibir eniğe rastlamadığı için döner eve gelirmişAnnem, "keşke kaybolsa da ben de kurtulsam !"diye söylenirdi..Çarşıda ,kasap Reşit'in dükkanınauğrayınca, et alırken, " usta kemik parçası var mı ?derdim..Kasap Reşit, babamın, domino arkadaşıydıkahvede bazan domino oynarlardı. "Bana gel bakalım, muallim çocuğu !" derdi.."Sen de okuyup babangibi bir muallam olacak mısın ? " "İnşallah Reşitamca !" derdim. " Biliyor musun Ertan, bir çift güvercinim var, yavrulasın, sütbeyaz olanları sana vereceğim !" derdi..Reşit amca da, güvercin hastasıydı.Ahırında, gaz tenekesinden güvercinlerine yuva yapmıştı..Her çeşit güvercin vardı, paçalı, takla atangururl gurul sesler çıkarırlardı.."Ertan dinle ! İştebunlar beni yaşatıyor !" derdi.."Bende de köpek sevgisi var Reşit amca, hem de hastalık derecesinde derdim..." Lafa daldık, senin kemikleri unuttum !"derdi..Sonra, naylon bir poşete, kemikleri koyarağzını düğümlerdi..Etle beraber, bir paket yaparelime verirdi.." Babana selamımı söyle !" derdi..Apal, ın önüne kemikleri atmak için, oyalanmadan eve geldim..Kimbir ne kadar sevinirdi ?Ama, köpeğim, kulübesinde yoktu. Anneme," köpek yavrusunu sen mi attın anne ?" dedim.Annem, "oğlum Vallahi benim haberim yoktu !Avlu kapısını enik çıkar diye hep kapalı tuttum !"Apalı her yerde aradım, yoktu, yer yarılmış ta içinegirmişti sanki...Mahalledeki çocuklara sordum"Ertan abi ! Belediye Çöpçüsü Kör Tevfik ,in elindebir paket vardı, içinde galiba, zehirli hamur vardı.Belki de o zehirlemiştir !" dedi..Sokakta ,zehirlenmiş köpek leşleri yatıyordu...Bunların içinde deyoktu Apal...Bir oğlan, "Gazhane sokağının çöplüğünde , bir enik leşi gördüm , o Apaldı galiba !"dedi..Sokağa gittim, çöplükte, karnı şişmiş, ağzın-dan kan gelmiş, bir enik yatıyordu...Oturdumhıçkıra hıçkıra ağladım...Ordan geçen ,genç birteyze, " elleri kırılası, şu küçük enikten ne istedinizdiye söylenerek geçip gitti...*******Apal'ı kucağıma aldım, eve getirdim..Bahçedebir köşede, küçük bir çukur kazarak, Apal'ı orayagömdüm..." O yaz, hep Apal'ı düşündüm !Sanki çok yakınımdan birini kaybetmiştim...Babam, " oğlum, küçük bir köpek yavrusuna üzülür mü ? Haydi dersine çalış ! Ben sana çiftlikten bir yavru alırım...Aloş, bir köpek yavrusuyduama, beni anlıyordu !" dedim. Babam gülümsedi."Hayvanlar, insanlardan daha dosttur ! " dedi"İnsanların natırasında bencillik vardır..."

Hiç yorum yok: