yoksulluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yoksulluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Aralık 25, 2007

GERÇEK FAKİRLİK

HİKAYELER
Gerçek FakirlikGünlerden bir gün bir baba ve zengin ailesi oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek... Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler. Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu: - İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"- Evet...- Ne öğrendin peki?Oğlu cevap verdi:- Şunu gördüm; bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar.Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı. Oğlu ekledi, "Teşekkürler baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!"www.bukalp.com

YEMEĞİN BUĞUSUNA AKÇENİN SESİ

Nasreddin Hoca Akşehirde kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış bir aşçı, diğeri de boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış :- Hocam demiş, ben bu adamdan davacıyım. Dükkanın önünde fasulye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasulye buğusunun parasını istedim, vermedi.Nasreddin Hoca anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra fakire dönüp :- Doğru mu bunlar ? diye sormuş.- Evet, demiş fakir adam.- Öyleyse para kesesini çıkar bakalım.Zavallı fakir kadı efendiye karşı gelememiş. İçinde üç beş akçe bulunan para kesesini Hoca ya uzatmış. Bu sefer aşçıyı çağırmış yanına. Keseyi kulağına yaklaştırarak şıngırdatmaya başlamış. Sonra da :- Haydi demiş aldın işte alacağını. Aşçı :- Nasıl olur ? diye şaşkınlığını belli etmiş. Paramı vermediniz henüz. Hoca cevap vermiş :- Fazla uzatma, yemeğin buğusunu satan akçenin de sesini alır elbet !
www.mizahevi.com

TEK DİLEK

gözleri görmeyen, bekar ve fakir kayseriliye bir cin çikagelmis.benden bir sey dile yerine getirecegim demis." kayserili düsünürken cin sormus:"gözlerini mi istersin, zenginlik mi istersin, evlenmek mi istersin?kayserili: "oglumu altinlarimi sayarken görmek istiyorum" demis
www.mizahevi.com

hz. Ali

Peygamber efendimiz (Fakirlikle öğünürüm) buyurunca, Hazret-i Ali, dünya malına hiç kıymet vermedi. Eline bin altın geçse, ertesi güne bırakmazdı. Hepsini fakirlere dağıtırdı. Resul-i ekrem bu yüzden Hazret-i Ali’ye Sultan-ül Eshiya, yani cömertler sultanı buyurdu. Hazret-i Ali, Haydar [aslan], Kerrar [düşmana defalarca hamle eden], Ebüttürab [toprak babası], Esedullah [Allah’ın aslanı] gibi çeşitli isimlerle anılmıştır.Hazret-i Ali, yanına oturan fakir bedeviye Bir isteğin mi var? buyurdu. Bedevi utancından diliyle bir şey söylemeyip işaretle bildirdi. Hazret-i Ali, yanında bulunan iki giyeceğin ikisini de bedeviye verdi. Bedevi sevinerek güzel bir beyit okudu. Beyit Hazret-i Ali’nin çok hoşuna gitti. Çocukları için ayırdığı üç altının hepsini bedeviye verdi. Bedevi, Ey müminlerin emiri, beni kendi ailemin en büyük zengini ettin dedi. Hazret-i Ali de, şu hadis-i şerifi nakletti: (Herkesin değeri, söylediği güzel sözlere, yaptığı iyi işlere göre ölçülür.)

http://www.dinimizislam.com/