Bir fincan kahve içermisiniz?
Is yasaminda önemli yerlere gelmis bir grup eski mezun arkadas grubuüniversitedeki hocalarindan birini ziyarete gitmis. Cesitli konularkonusulduktan sonra sohbet, isin yarattigi strese ve hayatin zorluklarinagelmis. Yasli üniversite hocasi ziyaretcilerine kahve ikram etmek üzeremutfaga gitmis ve degisik boy, renk ve kalitede bir cok fincaninbulundugu bir tepsiyle geri dönmüs. Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam,kimi plastik olan fincanlari ve kahve termosunu masaya koyup kahvelerinioradan almalarini söylemis. Tüm eski ögrenciler kahvelerini alipkoltuklarina döndügünde hocalari onlara sunu söylemis:"Farkina vardiniz mi bilmem, zarif görünümlü, güzel, pahali fincanlarinhepsi alindi, masada yalnizca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldi.Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal amaiste bu demin bahsettiginiz problemlerinizin ve stresin nedeni. Hepinizinistedigi fincan degil, kahve iken, bilinçli olarak herbiriniz birbirinizinaldigi fincanlari gözleyerek daha iyi olan fincanlari almaya ugrastiniz.Yasam kahveyse, is, para ve mevki fincandir. Bunlar yalnizca Yasam'itutmaya yarayan araçlardir, ama Yasam'in kalitesi bunlara göre degismez.Bazen yalnizca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çikarmayiunutabiliyoruz."
1)hikayenin ana fikri nedir?
Her zaman kendimiz için en iyi olanı istememiz.
2)hikayeden çıkarılacak ders?
Kendimiz için herşeyin en iyisini isterken bunları abartıp hayatın tanıdını çıkarmayı unutmamalıyız.
3)hikayeye göre ne yapılmalı?
Hayatta kendimiz için en iyisini istemeliyiz ama bunların sadece hayatı yaşamak için bir araç olduğunu unutmamalıyız. Yani fincanın güzelligini boşverip içindeki kahvenin tadını çıkarmalıyız.
EMRE ÖZDEMİR
07100738
102D
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder