Anlatıldığına göre, Sasani hükümdarlarından Adil Nuşirevan, güzel bir yaz günü adamlarıyla ava çıkmış. O tepe, bu yamaç epey uğraştıktan sonra, hükümdarların adamları bir dağ keçisi vurmuşlar. Vurdukları dağ keçisini düze indirip kebap yapmak, hükümdara sunmak istemişler.
Düze iner inmez ateş yakmışlar. Avı kesmişler, kızarmak için hazırlamışlar. Bakmışlar ki yanlarında tuz yok.
Yakınlarında bir köy varmış. Tuz getirmesi için bir asker görevlendirilmiş. Yola çıkmadan önce Adil Nuşirevan askeri çağırtmış. Karşısına alıp :
" – tuzu para ile al!" demiş". " Yoksa bedava alma adeti çıkar, köy harap olur."
Etrafındakiler:
"-Bu kadarcık şeyden ne zarar gelir ki, padişahım? Diye sormuşlar.
Adil Nuşirevan şöyle cevap vermiş:
"- Cihanda zulmün temeli ufacık bir şeydi. Ama her gelen onu büyüttü. Nihayet şimdiki duruma ulaştı. Eğer padişah, halkın bahçesinden bir elma yerse, etrafındakiler ağacı kökünden sökerler, padişah beş yumurta için zulmü reva görürse, askerleri bin tavuğu şişe vururlar."
C-1-Ana fikir ufak bir şey dedıgımız şeyden neler dogacagı.
C-2-hıkayeden cıkarılabılecek ders ise askeri çagırıp tuzun bıle parasını ödenmesini istemesi ufakta olsa onun parasının verilmesi ilerde ufak dıyıp neler nelr yapacagını goz onune almasından kaynaklanmaktadır.
C-3-Hikayeye göre az dahi olsa onun degerı neyse odenmeli ilerde degısık sonuclar dogabılır.
TARKAN ALTUN 07110835
Windows Live™ ile e-posta kutunuzdaki işlevlerin çok ötesine geçin. Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder