Cumartesi, Nisan 25, 2009

Hakkari ve Adalet
Bir acelesi olduğunu onu görür görmez anlamıştım. Sağanak hâlinde yağan yağmura aldırış bile etmiyor ve bükülmüş beline rağmen sağa sola koşuşuyordu.Yanına sokularak:Hayrola teyzeciğim dedim. Bir derdiniz mi var? Sıcak bir tebessümle:
- Buraların yabancısıyım evlâdım dedi. Hastahane tarafına gidecek bir araba arıyorum. -Biraz beklerseniz aynı dolmuşa binebiliriz dedim. Oraya geldiğimizde
size haber veririm. Teşekkür ederek yanıma yaklaştı ve küçük bir çocuk
gibi şemsiyemin altına girdi. Nurlu yüzü yağmur damlacıklarıyla ıslanmış
ve yanacıkları pembe pembe olmuştu.
-Torunlarımdan biri menenjit geçirdi diye devam etti. Ziyaret saati
bitmeden dolaşmak istemiştim. Saatime baktıktan sonra:
-20 dakikanız var dedim. Hastahane yakın ama bu havada pek araba
bulunmuyor.
Durağa herkesten önce geldiğimiz için dolmuşa da rahatça bineceğimizi
zannediyordum. Ancak araba yanaştığında arkamızda duran 4-5 kişinin bir
anda hücum ettiğini gördüm. İçeriye doluşan ve arkadaş oldukları anlaşılan
adamlara:
- İlk önce biz gelmiştik dedim. Sırayı bozmaya hakkınız var mı? Ön
koltukta oturanı:
-Hak istiyorsan Hakkâri'ye gideceksin arkadaşım dedi. Hem oradaki
haklardan K.D.V. de alınmıyormuş. Bu lâf üzerine attıkları kahkahalarla
bindikleri araba sarsılmış ve sinirlerim allak bullak olmuştu.
Sakinleşmeye çalışarak:
- Ben biraz daha bekleyebilirim dedim. Ama şu ihtiyar teyzenin
hastahaneye yetişmesi gerekiyor. Bu defa şoför lâfa karışıp:
- Teyzenin arabaya falan ihtiyacı yok be kardeşim dedi. Okuyup üfledi mi
hastahaneye uçuverir. Tekrar kopan kahkahalarla birlikte araba uzaklaşıp
gitti. Yaşlı kadına baktım tevekkülle susuyordu. 5-10 dakika sonra gelen
bir başka dolmuşa onunla beraber bindim ve şoföre teyzeyi hastahanede
indirmesini söyledim. Yaşlı kadın yapacağı ziyaretten ümitsiz görünmesine
rağmen şikâyet etmiyordu. Üstelik trafik de yarı yolda tıkanıp kalmıştı.
Şoför:
-Yolun bu durumu hayra alâmet değil dedi. Sebebini anlasam iyi olacak.
Arabayı çalışır vaziyette bırakıp ileriye doğru yürüdü ve biraz sonra
döndüğünde:
- Kısmete bak yahu dedi. Bizden önce kalkan dolmuşa kamyon çarpmış.
Heyecanla:
- Bir şey olmuş mu diye atıldım. Yâni yaralı falan var mı?
- Herhalde diye cevap verdi. Dolmuşta bulunanları teyzenin gideceği
hastahaneye kaldırmışlar.
Göz ucuyla yaşlı kadına baktım. Solgun dudaklarıyla bir şeyler
mırıldanıyor ve sanki onlar için dua ediyordu. Şoför koltuğuna yavaşça
otururken:
-Kısmet işte diye tekrarlayıp duruyordu. Sen kalk koca bir kamyonla
çarpış. Hem de Türkiye'nin öbür ucundan gelen Hakkâri plâkalı bir
kamyonla.
Adalet er veya geç yerini bulur. Ama mutlaka bulur.
[i]

 

S-1. Hikayenin ana fikri nedir?

C-1.Hikayenın  ana  fikri  kimseyle  alay  etmemek  ve  ALLAH  ın  adaletını  unutmamak saygılı  olmak  lazım ..

S-2. Hikayeden çıkarılacak ders nedir?

C-2.Burada görüldügü  gibi   yaslı  teyzeyı  hıçe  sayıp  onunla  ve  Hakkari  ile  alay  edıp  yaslı  teyzeye  degısık  tabırler  kullanması  onlara  nasıl  bır  son   getırdıgı  goz  onune  alınmalıdır .ve  hıç  kımse  ve  hıc    sekılde  alaya   alınmamalıdır.

S-3. Hikaye göre ne yapılmamalıdır?

C-3.Hikayeye  göre  öncelıkle  buyugumuzu  kucugumuzu  ve  aynı  zamanda  adaletlı  olmayı  ögrenmemız  lazım  ve  öncelık  kıme  aitse  kımın  işi  acele  ise  ona  yardımcı  olmalıyız  burada  yapılan  gıbı  alay  etmemelıyız  ve  sonu gorundugu  gıbı  alay  ettıgı    le   bedelını  ödedıler ..

 

 

TARKAN ALTUN 07110835



Windows Live Messenger'ın için ücretsiz güncelleştirme! Buraya tıkla!

1 yorum:

E.mali dedi ki...

Değerlendirildi