YAŞAM KORKU GÜLMECE
Dostum, içki içmeyi sevmezdi. Bir gece, bana eşlik edip, esrik oldu. O da çoğu esrik gibi konuştukça açıldı, daha sonra da çenesini tutamaz oldu... Anlattığı bir olayı ağzım açık dinledim... Bin dokuz yüz yetmişli yılların, gençlik söylemine tutkal gibi yapışıp, darmadağın ettiği günlerde, dostum düzenle iş birliği yapıp, evinde sakladığı siyasi bir yakınını ihbar etmiş!.. Biz gençlikten yaşlılığa bir yaşamı paylaşmıştık. Sevinçler, acılar, özlemler; bunların adı da dostluktu!... Sızmış bedene sön kez bakarken, yirmi yıllık dostluğa da nokta koyup, evimden çıkmıştım!.. Sokaklarda yürürken, “ anlam “ sözcüğünü düşündüm. Düşündükçe beynim patlayacak gibi oldu. Bu sözcük beni, yıllardır yazdığım öykülerden daha çok yordu! Biten bir dostluğun acısına son vermek için, “ İnsanların susma ve konuşma hakkı vardır, “ diye avunmaya çabalasam da, “ anlam “ sözcüğü, “ SIZ “ ekiyle birleşip dostumla özdeşleşti!.. O an dünyanın en yalnız erkeği bendim. Yaşam da, aşağılık gizlerlerle dolu bir oyun!.. Kahvaltımı bir pastanede yaptım. Aldığım gazeteleri okudum. Öğleye doğru evime gittim. Evimi boş bulunca sevinçten yüreğim titredi. Pencereleri açıp, yirmi yıllık kokuşmuş dostluğu havalandırdım!.. Bir ay sonra, telefonda sesini duyunca, almacı yerine koydum. İki ay sonra da bir sergide karşılaştık... O an ne yapacağımızı şaşırdık?.. Şaşkınlığımız kısa sürdü. İkimiz de yerimizden kıpırdamadık. Gitmiştir umuduyla bir kez ondan tarafa baktım. Yerinde duruyordu. Gözlerinde alaycı bir hüzün vardı. Sanki şöyle diyordu, “ Soluk aldığımız süre içinde, yaptıklarımızdan pişmanlık duyacağımız anlar olacaktır. “ Öyküsünü yazdım! Yazarken sevmediğim yemekleri yedim. Sessizliği seven ben, radyonun sesini sonuna kadar açtım. Bıraktığım sigaraya başladım... Yaşamı benimdi artık. Ona her türlü kötülüğü yapabilirdim ama tam tersi oldu!.. Yaşlı, duygusal bir budalaydım! Kabaran öfkemle odalarda dolandım. Küfürler ettim. Adım atamayacak duruma gelince bir koltuğa çöktüm. “ Bir insanı yücelterek de aşağılarsınız! “ Bu tümce o an bana rahat bir soluk aldırdı. Beynim bana şefkat gösterip, bu tümceyi armağan etmişti. Beynime defalarca teşekkür edip, derin bir uykuya daldım. Bu olaydan üç ay sonra, gazetelerde ölüm ilânını okudum. Okurken içimde hiçbir kıpırtı olmadı. Olmadığı gibi garip bir sevinçle rakı içip, sigaramı tüttürdüm. Ondan sonsuza dek kurtulmuştum!.. Zaman nefis bir kaymaydı ve beraberinde her şeyi götürüyordu!.. Ressamın ölümünden bir yıl sonra yazar da öldü. Öykü, yayıncısı tarafından bulundu ve bir dergide yayınlandı...
Çarşamba, Ocak 02, 2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder