Perşembe, Ocak 03, 2008

bağımsızlık

MUSTAFA KEMALİN İNGİLİZ KUMANDANA CEVABI(BAĞIMSIZLIK HİKAYESİ)

Osmanlı 1. Dünya Savaşı'na girdikten sonra İtilaf Ülkeleri Osmanlıyı batı cephesinden (Çanakkale'den) girerek ve oradan da başkent İstanbul' a girerek direk Osmanlıyı savaş dışı bırakmayı düşünüyorlardı. Bu cephe Komutanı Mustafa Kemal Atatürk'tü. İngiliz kumandan cepheye girmeden önce şu sözü söyledi: - Çanakkale'yi almak gülü dalından koparmak kadar kolaydır '' Atatürk de buna cevap olarak: - Dikkat edin, gülü dalından koparırken elinize d iken batmasın '' dedi

Cumhuriyet devrine kadar bir "Milli Marş" yaptırılması düşünülmemiştir. Bunun yerine padişahların şahıslarına yaptırdıkları özel marşlar kullanılmıştır. Bu marşlar halk kitlesine mâl edilmediği için bilhassa dış memleketlerde çok defa güç durumlarda kalınmış, sıra bize geldiği zaman topluluğumuz şaşkına uğramış, bazen "Bizim milli marşımız yok." diyebilenlerimiz de olmuştur. Hatta bir futbol ekibimiz yine böyle sıkışık bir durumda kalarak "Milli marş" yerine "Hamsi koydum tavaya" türküsünü bile okumuştur.Reşadiye harp gemimizin kızaktan indirilişi töreninde bulunmak üzere İngiltere’ye davet edilen Türk heyeti, törenin son dakikalarında birden bire güç bir durumla karşılaşmıştı. Nutuklardan sonra geminin burnunda şampanya şişesi patlatılmadan İngiliz denizcileri kendi milli marşlarını okuyunca bizimkiler de mukabele etmeye mecbur kalmışlardı. Söylenecek bir milli marş olmadığı için önce birbirlerine bakıştılar, sonra müstakbel çarkçıbaşı durumun önemini hissederek:- Arkadaşlar, "Entarisi ala benziyor"u biliyor musunuz?- Biliyoruz.- O halde hep beraber:- "Entarisi ala benziyorSultan Reşat bana benziyor"Birinci dünya savaşının son yıllarında, merhum Abdulkadir Karamürsel, bir askerî temsilcimizin yaveri olarak Brest-Litowsk’ta bulunduğu sırada gar kumandanlığından aranarak kendisine şu haber bildirilir:"37 kişilik bir Türk Subay kafilesi Rusya’dan esaretten kurtularak memleketlerine dönmek üzere buradan geçiyorlar. Burada bir gece kalacaklar, sizden bahsettik, pek sevindiler. Hemen geliniz. İaşe ve ibate (barınma) işlerini beraberce tanzim edelim."O gece misafir Türk kafilesinin bütün ihtiyaçları temin edildikten sonra gecede bir ziyafet tertip edilir. Yenilir, içilir. Karşılıklı nutuklar söylenir. Bu sırada orada bulunan Almanlar hep bir ağızdan Alman milli marşı (Deutschlan uber alles)’nı iki sesli okuyunca bizimkiler soğuk terler dökmeye başlarlar. Bir ara merhum A. Karamürsel yavaşça subaylarımıza eğilerek:- Ne biliyorsunuz? Ordumuz etti yemin?- Unuttuk.- Kalkın ey ehli vatan.- ??????Arkadaşlar, Tekbir’i hepiniz bilirsiniz. Benim sesime uydurarak söyleyeceğiz. Benim işaretime dikkat ediniz.Biraz sonra 38 Türk’ün Tekbir nidaları salonu çınlatıyordu:"Allahü Ekber!.. Allahü Ekber!.."

Hiç yorum yok: