Üç dört durak için değer miydi be amcacığım?
Şehiriçi otobüslerde çok rastlanan bir sahne vardır. Tıkabasa dolu otobüste genç biri oturmaktadır. Otobüse yaşlı bir amca biner, genç görmezlikten gelir. Sonra da biri çıkar:
- Utanmıyor musun yer vermemeye. Saygısız herif!
Mahalle baskısını üzerinde hisseden genç, onlarca kişinin ayıplayıcı bakışları altında kalkar amcaya yer verir.
Bu sahne çok çeşitli kahramanlarla ve değişikliklerle yaşanmıştır ve yaşanmaya devam edecektir. Belki aranızda da vardır. Ama anlatacağım olay biraz farklı.
Yine böyle otobüsün kalabalık olduğu bir saatte, sıkışık trafik içinde ilerlerken, duraklardan birinde yaşlı bir amca bindi. Kısa sert sakalları, çatık kaşıyla ve yılların attığı çentiklerle kırışmış yüzüyle otobüsü şöyle bir süzdü biner binmez.
Gözüne kestirdiği 15-16 yaşlarında bir delikanlıyı görünce, delici bakışlarıyla onun oturduğu yere sert adımlarla geldi. Genç onu görmezlikten gelip, başını dışarıya çevirdi ama havanın alacakaranlığıyla daha da belirgin gözüken camdaki yansımada amcanın ona kara gözleriyle keskin bakışını görünce, uyuyor numarası yapmayı tercih etti.
Ondan küçük olmama rağmen çok ayıplamıştım. Amca da yanındaki biriyle tanışmadığı halde konuşmaya başladı.
- Şimdihi gençlerde heç saygı yok heç!
Bunu söylerken bir yanındakine, bir de oturan çocuğa bakıyordu. Biraz bekleyip, çocuğun gözleri yine açılmayınca iyice yanına sokuldu ve daha yüksek sesle:
- Ayıp, utanma hele heç galmamış!
Otobüsteki diğer yolcular da konuşmalarını kesmiş yaşlı adamla çocuğu izliyorlardı. Arada cık cık sesleri çıkmaya başlamıştı.
- Gosgoca dedesi yaşında adamı görüverir de görmezlikten gelir köftehorlar! Uyuyo numarası yaparken heç mi gızarmaz yüzleri bilmen!
Diğer yolcular da konuşmaya giriştiler:
- Ayıp be çocuğum. Utanmıyor musun? Yer versene- Gerçekten hiç saygı kalmamış gençlerde.- Benim çocuğum olsa tutar kulağından kaldırırdım.
Çocuk nedense bu sözlere artık dayanamamış olacak ki gözlerini açtı. Açar açmaz da bir damla yaş yuvarlandı gözünden. Kalkmaya davrandı davranmasına ama amca yine de susmadı:
- Bu gada laftan sonra istemez artıh. İneçem zaten igi durah sonna.
Daha söylenmeye devam edecek miydi bilmiyorum ama çocuğun ayağa kalkmasıyla dondu kaldı. Yolcuların da söyleyecekleri dillerine yapışmıştı herhalde.
Durağa gelmiş, otobüs durduğunda aynadan şöför de içeride olup biteni anlamaya çalışıyordu. Çocuk inmeye davranıp kapıya yönelince herkes yolunu açtı.
Çocuk bir çift koltuk değneğiyle kalkıp duran otobüsten inerken ağlamaya devam ediyordu.
Ah be amcacığım değer miydi üç-dört durak için bu oturma hırsına?
Salı, Aralık 25, 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder