HİKAYELER
Alala: Savaş’ın kızı. Kişisel savaş olarakda bilinir.Albunea: Bir peri kızı. Ananke: İnsan şeklindeki bir kader tanrısı.Oread`lar: Dağ perileriErebos: Karanlık yeraltı dünyasının sembolü. Khaos ve Nyks (gece)`nin oğlu.1. SAHNEBir insan, sahnenin ortasında oturmaktadır. Aslında o, Ananke’dir. O sırada pembe elbisesi ve elinde değneğiyle Albunea gelir.ALBUNEA: Ananke yardım et, Alala, savaş için çaışmalar yapıyorANANKE: Benim yapabileceğim bir şey yokALBUNEA: Nasıl yok? Sen Kader Tanrısı değil misin?ANANKE: Evet ama görevim, kaderin çizgisinde yürümek. Kaderi değiştirmek değil!ALBUNEA: Ama savaş!ANANKE: Aması yok Albunea, savaş olacak, başka çaresi yokALBUNEA: Peki sen Ananke? Sen buna neden engel olmuyorsun? Kader Tanrıları, savaşlara göz mü yummalı?ANANKE: ( Sert bir şekilde, elini havaya kaldırır ve ) Bak Ananke biraz öncede söyledim: Kaderi değiştirmek benim elimde değil, görevimde değil! Savaşsa savaş! Barışsa barış!ANANKE: ( Üzgün, yere eğilir ) Yoo.. Hayır.. Sen bir şey yapmayabilirsin ama ben Böyle elim kolum bağlı bekleyemem. Birşeyler yapmama lazım ve yapacağımda 2. SAHNESahnenin sağ tarafında bembeyaz bir pano, sol tarafta ise siyah ve dumanlı bir tablo bulunmatadır. Gece’yi temsil eder. Alala, üstünde kırmızı elbisesi, elinde meşaleyle etrafa zehirli gülücükler ve ateşler saçmaktadır.ALALA: İşte vakit geldi! Karanlıkların sesini duyuyorum, resmini görüyorum. Ağlayışlar, hakırışlar, uğultular kulağımda melodi gibi.. Oooh! Ne güzel!Albunea, pembe elbisesi ve elinde değneğiyle girer.ALALA: Ooo… Hoş geldin peri bebek, savaştan vazgeç demeye geldiysen bu mümkün değil, biliyorsun. Yaratılışım bana savaşmamı emrediyor.ALBUNEA: Biliyorum ama ben savaş istemiyorum!ALALA: Sen kendini Zeus mu sandın? Bu, senin isteyip istememenle olacak bir şey değil peri bebek. Bunuda biliyorsun değil mi?ALBUNEA: Tek bildiğim bu savaşın olmayacağı Alala. ALALA: ( Alaycı ) Ha ha! Sen mi engel olacaksın? Elindeki oyuncakla herhalde. Öyleyse gülerim buna! Erebos ve ben, var gücümüzle uğraşıyoruzALBUNEA: ( Sinirli ) Uğraştığınız şeye bak lanet olsun. _ ES _ ( Sakin ) Sen gülmeye devam et bakalım. Yalnız, son gülen iyi güler. UnutmaALALA: Olur Albunea olur, unutmam. Albunea gider.ALALA: Ha ha! Son gülenmiş. Deli mi ne? 3. SAHNESahnede yine aynı dekor-pano vardır fakat Alala ve kostümü daha farklı ve biraz hırpani bir görüntü içindedir. Yerde yatmaktadır.Albunea gelir. Yanında çocuk kılığına bürünmüş oread’lar vardır. ( 7-8 tane falan )ALALA: Ne oldu yine Albunea? Vazgeçmeyecek misin savaşa engel olacağım demekten? Bunu başaramayacağını ikimizde biliyoruz. ALBUNEA: ( Alala’ya sırtını dönerek ) Hayır Alala malesef diyememeyeceğim artık çünküsavaşın olup bittiğini öğrendimALALA: ( Şaşırmıştır, kısık sesle ) Nasıl olur? Biz daha savaşı başlatmadık ki! Acaba Erebos mu birşeyler yaptı?ALBUNEA: ( Yüzünü ona döner ) Anlamadım Alala. Ne dedin? Tekrarlar mısın?ALALA: Hiç.. Hiç bir şey demedim. ( Toparlanır ) Ama şimdi diyeceğim, bir şey yapamayacağını anlaman için savaşın bir an önce olması gerekiyordu demekALBUNEA: Bak. Gittim, gözümle gördüm. Bunlar, dünyadaki savaştan kurtulan amasayenizde kimsesiz, evsiz barksız kalan küçük çocuklar.ALALA: ( Çocukları süzer ) Üzüldüm. Ha ha! Ama benim yapabileceğim bir şey yok.ALBUNEA: Senin yapacakların sana kalsın zaten. Ben bu çocukları sahiplendimALALA: Sonunda gerçek görevinin bizlerle uğraşmak olmadığını hatırladın he. Tebrik ederim. ( Yattığı yerden kalkar ) Ama bana niye geldin yine? Onu anlamadım. ( Kakahalarla ) Ne o? Yoksa birinide benim sahiplenmemi mi isteyeceksin? Aaaaay! Hah haaay!ALBUNEA: ( Umursamaz ve rahat bir tavırda )Aman aman! Dağlardan uzak ol AlalaALALA: ( Kızar ) O zaman?ALBUNEA: ( Çocuklara doğru bakar, içlerinden birinin burnunun ucuna değneğini değdirerek göz kırpar ve ) Siz söylemek ister misiniz?Alala çok şaşırır, bir Albunea’ya, bir çocuklara bakıp durur.OREAD’LAR=ÇOCUKLAR: Dünyada savaş falan olmadı! Biz de zaten dünyalı değiliz.Olimpos’un dağ perileriyiz. Albunea’ya yardımcı olmak için indikALALA: Ne?Ananke gelirANANKE: Gözün aydın Albunea! Olimpos’tan haber yayıldı. Savaş artık bir görev emri değil, savaş çıkarmak isteyenler ile karşı olanlar yarışabilecek, sonuçta bu şekilde belirlenecek. Ve kader tanrıları bu durumlara yön verebilecekler.ALBUNEA: İşte bu! Yaşasın Olimpos! Yaşasın Barş!ALALA: ( Yavaşça yere doğru, dizlerinin üstüne eğilerek ) Anlamadım! ( Elleriyle yeri Yumruklar, hırslı ) Olamaz! Olamaz! Olamaz!4. SAHNETüm sahne yemyeşildir ve renkli renkli çiçeklerle kaplıdır. O güzelliklerin üzerinde küçük bir çocuk uyumaktadır. Bembeyaz bir elbiseyle ve değneğiyle Albunea gelir, oraya oturur. Çocuğun yüzünü okşar, çocuk uyanır ve gülümser.ALBUNEA: Senin ne işin var buralarda? Niye burdasın?ÇOCUK: Benim buraya gelmemi istedilerALBUNEA: Sen kimsin?ÇOCUK: Ben Barış!ALBUNEA: ( Gülümser ) Hoş geldin Barış!PERDE KAPANIR
Salı, Aralık 25, 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder