Pazartesi, Aralık 24, 2007

HAKKARİ VE ADALET

Bir acelesi olduğunu, onu görür görmez anlamıştım. Sağanak hâlinde yağan yağmura aldırış bile etmiyor ve bükülmüş beline rağmen sağa solakoşuşuyordu.Yanına sokularak:? Hayrola teyzeciğim, dedim. Bir derdiniz mivar?Sıcakbir tebessümle:- Buraların yabancısıyım evlâdım, dedi. Hastahane tarafınagidecekbiraraba arıyorum.-Biraz beklerseniz aynı dolmuşa binebiliriz, dedim. Orayageldiğimizdesize haber veririm. Teşekkür ederek yanıma yaklaştı ve küçük birçocukgibi şemsiyemin altına girdi. Nurlu yüzü yağmur damlacıklarıylaıslanmışve yanacıkları pembe pembe olmuştu.-Torunlarımdan biri menenjit geçirdi, diye devam etti. Ziyaretsaatibitmeden dolaşmak istemiştim. Saatime baktıktan sonra:-20 dakikanız var, dedim. Hastahane yakın ama, bu havada pekarababulunmuyor.Durağa herkesten önce geldiğimiz için dolmuşa da rahatçabineceğimizizannediyordum. Ancak araba yanaştığında, arkamızda duran 4-5kişininbiranda hücum ettiğini gördüm. İçeriye doluşan ve arkadaş olduklarıanlaşılanadamlara:- İlk önce biz gelmiştik, dedim. Sırayı bozmaya hakkınız var mı?Önkoltukta oturanı:-Hak istiyorsan Hakkâri'ye gideceksin arkadaşım, dedi. Hemoradakihaklardan K.D.V. de alınmıyormuş. Bu lâf üzerine attıklarıkahkahalarlabindikleri araba sarsılmış ve sinirlerim allak bullak olmuştu.Sakinleşmeye çalışarak:- Ben biraz daha bekleyebilirim, dedim. Ama şu ihtiyar teyzeninhastahaneye yetişmesi gerekiyor. Bu defa şoför lâfa karışıp:- Teyzenin arabaya falan ihtiyacı yok be kardeşim, dedi. Okuyupüfledi mihastahaneye uçuverir. Tekrar kopan kahkahalarla birlikte arabauzaklaşıpgitti. Yaşlı kadına baktım, tevekkülle susuyordu. 5-10 dakikasonragelenbir başka dolmuşa onunla beraber bindim ve şoföre, teyzeyihastahanedeindirmesini söyledim. Yaşlı kadın, yapacağı ziyaretten ümitsizgörünmesine rağmen şikâyet etmiyordu. Üstelik trafik de yarı yoldatıkanıpkalmıştı. Şoför:-Yolun bu durumu hayra alâmet değil, dedi. Sebebini anlasam iyiolacak.Arabayı çalışır vaziyette bırakıp ileriye doğru yürüdü ve birazsonradöndüğünde:- Kısmete bak yahu, dedi. Bizden önce kalkan dolmuşa kamyonçarpmış.Heyecanla:- Bir şey olmuş mu, diye atıldım. Yâni yaralı falan var mı?- Herhalde, diye cevap verdi. Dolmuşta bulunanları, teyzeningideceğihastahaneye kaldırmışlar.Göz ucuyla yaşlı kadına baktım. Solgun dudaklarıyla bir şeylermırıldanıyor ve sanki onlar için dua ediyordu. Şoför, koltuğuna yavaşçaotururken:-Kısmet işte, diye tekrarlayıp duruyordu. Sen kalk koca birkamyonlaçarpış. Hem de Türkiye'nin öbür ucundan gelen Hakkâri plâkalı birkamyonla.Adalet er veya geç yerini bulur. Ama mutlaka bulur.

Hiç yorum yok: